İstanbul’umuzun fethi ve kurtarılışı ❤️👊

Bugün kutlu bir gün; bugün İstanbul’un fethedildiği gün.

İstanbul’umuzun fethi ve kurtarılışı ❤️👊

568 yıl önce bugün, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi.

1918’de İtilaf Devletleri ve İngilizler tarafından işgal edilen İstanbul’umuzu gören Atatürk,
“Geldikleri gibi giderler!” diyor ve dediğini 5 yıl sonunda yerine getirerek İstanbul’umuzu düşmanların elinden kurtarıyor.

Başta bana, sonra ByNoGame olarak bize ve bütün Türk gençliğine ilham ve örnek olan bu iki büyük bilim insanını, bu deha komutanları, atalarımızı; gelin bugün hep birlikte analım.

İstanbul’umuzun Fethi

Henüz 12 yaşında tahta geçiyor. Düşmanlarının saldırıya geçeceğini anlayan, vezirlerinin ve ordusunun onu dinlemeyeceğini sezen küçük Fatih; tahtı bırakıp inzivaya ayrılan babasına şu mektubu yazıyor:

“Ey benim canım babam. Eğer siz padişah iseniz lütfen ordunuzun başına geçiniz.
Yok eğer ben padişahsam, sana emrediyorum: derhal ordunun başına geç!”

Bu mektuptan çok etkilenen II. Murat, hünkârının, oğlunun emrine uyuyor ve Sultan Mehmet’in ordularının başına geçerek düşmanları bozguna uğratıyor.

1453 yılında altı dil biliyor; Homeros’un İlyada’sını aslından okuyabilmek için Antik Yunanca öğreniyor.

Dünyanın ilk havan topunu çocuk yaşta tasarlıyor.
İstanbul’u fethederken kullanılacak topların teknik çiziminde yer alacak kadar mühendislik biliyor.
İstanbul’u alırken Ay’ın o gece hangi evrede olduğunu bilecek kadar astronomi biliyor.
Kanlı Ay tutulmasıyla kararan gecede gemileri karadan yürütüyor.

İstanbul’u aldıktan sonra Türkiye’nin ilk üniversitesine evrilecek okulu kuruyor.
Yabancılar ona boşuna Grand Turco demiyor.

Onun döneminde dünyanın neresinden, hangi dininden ve ırkından olursanız olun; eğer bir bilim insanıysanız sarayın kapıları size sonuna kadar açılıyor.
Yanındaki insanları sadakatine göre değil, liyakatine göre (meritokrasi) seçiyor.

“Bir liderin zekâsını, yanındakilere bakıp anlarsınız.” – Machiavelli

Dünyanın başkenti, bin yıl boyunca onlarca farklı millet, ordu ve komutan tarafından 28 defa kuşatıldı…

Eğer Fatih Sultan Mehmet Han yaşasaydı, kılıçla dolaşan biri olmazdı.
Belki dünyanın en büyük bilim insanı olurdu.
Yahut dev bir ordunun komutanı…
Muhteşem bir girişimci ya da bir “unicorn”un CEO’su olurdu.

Ama ne olursa olsun… Bugünün koşulları neyi gerektiriyorsa, onu yapan kişi olurdu.

İşte bu yüzden İstanbul’u o aldı; başkası alamadı!

İstanbul’un Kurtuluşu

13 Kasım 1918’de Atatürk, Haydarpaşa’dan Galata’ya geçerken işgalci düşman gemilerini görünce
“Geldikleri gibi giderler!” diyor.

Bu sözler, onun yakında girişeceği Millî Mücadele’nin sinyalini veriyor.

2 Ekim 1923’te İtilaf Devletleri’nin son birlikleri Türk bayrağını selamlayarak İstanbul’dan ayrılıyor.
6 Ekim 1923’te Şükrü Naili Paşa İstanbul’a girip şehrin yönetimini devralıyor.

470 yıl sonra İstanbul’u ikinci kez kurtarma şerefine bu defa Atatürk nail oluyor.

“Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.”
— Napoléon Bonaparte

Bu çok sevdiğim, ilham aldığım, özellikle yurt dışındayken onlarca, yüzlerce kez dinlediğim Fetih Marşı’nı; bütün ruhuna ve sözlerine dikkat ederek dinlemeni isterim.
Umarım aynı hisleri birlikte yaşayabiliriz.
Yelkenler Biçilecek

“Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.” ❤️🇹🇷👊

Sevgiler,
Murat

Değerlendirmeler
0
0 Değerlendirme
Değerlendir
İşlem başarılı
İşlem başarılı
İşlem başarılı